skip to Main Content
Kariyerimde Ben Olabilmek

Kariyerimde Ben Olabilmek

Globalleşen Dünya rekabeti, rekabette değişimi, değişim de farklılaşmayı getiriyor. Farklılaşanın yaşadığı farklılaşmayanın yok olduğu bir dünyada yaşıyoruz. İşte kariyer hayatımıza bu açıdan bakabilirsek farkı yaratır ve işimizin lideri olabiliriz. Farklı olabilmek için önce okuduğumuz okulu veya yaptığımız işi farkı görebilmemiz gerekiyor bunun içinde mesleğimize farklı bakabilmemiz ama en önemlisi güçlü hayaller kurabilmemiz ve yaratıcı bakış açısına sahip olmamız gerekiyor.  Bu dünya da var olabilmek için insan ilişkilerimizde, düşünce tarzımızda ve iş yapış tarzımızda değişim göstermemiz gerekiyor. Geçmiş kalıplarımız ve mevcut yapımız ile bu yeni ortama uygun çözümler üretmek sadece kendi kapasitemizi aşmaktır. Her şeyin değiştiği bu ortamda ya ölümü bekleyeceğiz, ya değişimi yaşamayı seçeceğiz ya da değişimi yöneteceğiz. Einstein çok güzel söylüyor “ Sürekli aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar bekliyorsanız, DELİSİNİZ” demiş. Sizde hala okulda okuduğunuz kitaplarla, derslerle bir şeyler yapmaya çalışıyorsanız, hala standart mülakat teknikleri ile iş görüşmelerine katılıyorsanız, standart CV’ler hazırlayıp çağrılmayı, standart iş görüşmeleri yapıp işe kabul edilmeyi bekliyorsanız bence siz de DELİSİNİZ.  İşte bu yazıda size özellikle yaptığınız meslekte daha iyi değil daha farklı olmayı vurgulayacağım ama önce size kendinizi keşfettirteceğim.

Ben hep şuna inanırım; farkındalığı olanlar her zaman fark yaratır, fayda yaratır ve başarılı olurlar. İşte başarı önce kendinizi tanımakla yani kendinizle ilgili farkındalıkla başlar. Yaşamanız boyunca yapabileceğiniz en güzel yolculuk, kendinizden doğru başlayan bir yolculuktur. Unutmayın dışarıya bakan rüyadadır, kendi içine bakan uyanıştadır. Bu yazıyı bitirdiğinizde, bir iş görüşmesine gitmeden önce kendi içine bakmış ve kendinden yolculuğa başlamış birisini bulacaksınız. Çünkü iş görüşmesine gelen birçok kişinin hatta iş hayatındaki birçok kişinin kendilerinin kim olduğunu ve ne istediğini bilmediklerini görmekteyiz. Zaten yapılan bir araştırmaya göre iş seçiminde kendimizin etkisi sadece %18, diğer %82’nin dağılımı ise şöyle; %9 öğretmenler, %26 arkadaşlar, %47 ise ailemiz etkili olmuş. Üniversitede derse girdiğimde dönemin başında öğrencilerime ilk sorduğum soru şu; olmak istediğin yer neresi? Ne yazık ki öğrencilerimin birçoğu öyle yerler ve meslekler söylediler ki hiçbiri okudukları bölümle alakası yok. Ardından burada okuma nedenlerini sorduğumda “annem-babam istedi” diyorlar. Annen baban senin kötülüğünü ister mi dediğimde “istemezler” diyorlar ve sonuçta şunu anlıyorum ailemizle konuşmuyoruz ki. Ailemizde birazdan benim size soracağım soruları size sormuyor ki? Ondan sonra %95’imiz istemediğimiz bir bölümde okuyor ve %90’nımız ise hayal etmediğimiz bir mesleği yapıyoruz.

İşte her şey hayal etmekle başlıyor. Einstein der ki “Mantık sizi A noktasından B noktasına götürür, hayal gücü ise her yere”. Unutmayın peşlerinden gidecek yeterli gücünüz varsa bütün hayalleriniz gerçek olabilir. Ancak öncelikle hayallerinizi vizyona, vizyonunuzu amaçlara, amaçları hedeflere ve hedefleri eylemlere dökerseniz hayalleriniz gerçek olabilir. Hayalle vizyon arasındaki fark eylemdir. Eyleme geçirilmemiş bir vizyon sadece hayaldir. Vizyona sahip olmak gelecek resme sahip olmak demektir. Yani 2030 yılının “Ocak ayında bir sabah nerede uyanıyorsunuz?”, “nasıl bir evde uyanıyorsunuz?”, “nasıl bir işe gidiyorsunuz?”, “işyerinde kapınızda ne yazıyor?”. Eğer bunların cevabını net olarak verebiliyorsanız hayatınızın kontrolü sizin elinizdedir, yoksa hayatınızın kontrolünü başkalarına verecek ve başkalarının kontrolünde onların istediği hayatı yaşayacaksınız demektir. Gelecek resmi yani vizyonu net olan biri “algıda seçicilik” mantığı ile önüne çıkan fırsatları görür ve seçer, aksi halde tabiri caiz ise ineğin trene baktığı gibi önündeki fırsatlar gözünün önünden geçip gider yani seyirci olur. İşte bu hayatta seyirci değil sürücü olmak istiyorsanız şimdiden bu soruların cevaplarını arayın ve yola cesaret göstererek çıkın. Kaplumbağalara dikkat edin kafalarını çıkardıklarında ilerleyebiliyorlar.

Gelelim size ayna tutacak sorulara… Peki, bu sorular ne? Bu soruları size bir arkadaşınız sorsun ve siz gözlerinizi kapatarak iç dünyanızda bu sorulara cevap verin.

Ben Kimim ve Ne İstiyorum?

Kendimi Nasıl Bir İnsan Olarak Algılıyorum?

Kendimi Seviyor muyum?

Kendimi Değerli Buluyor muyum?

Hayalim Ne?

Hayalimi Gerçekleştirme Gücüne Sahip miyim?

Hayat Amacım Ne? Ne İçin Yaşıyorum?

10 Yıl Sonra Olmak İstediğim Yer Neresi?

Bu Yerin Benim İçin Önemi Ne?

Bu Yerde Olabilmek İçin Nelere İhtiyacım Var?

Hangisini Önce Gerçekleştireceğim?

Nasıl Gerçekleştireceğim? Bu Konuda İlk Adımım Ne Olacak?

İlk Adımı Ne Zaman Atacağım?

Bu Adımı Attığımda ve Olmak İstediğim Yerde Olduğumda Hayatımda Neler Daha Farklı Olacak?

Bu Yolculuk Sırasında Hangi Güçlü Yönlerimden Faydalanacağım?

Benim Kimseye Ezdirmeyeceğim Temel Değerlerim Neler?

Benim Motivasyon Kaynaklarım Neler?

Bu Hayattaki Rollerim Neler?

Bu Dünya Bana Göre Nasıl Bir Yer?

Kendimi Geliştirmek İçin Öncelikli Olarak Yapmam Gerekenler Neler?

 

İşte sadece 5 dakika ayıracağınız bu soruların cevaplarını bulduğunuzda, kendinizi tanımaya başladığınızı göreceksiniz. Bazı soruların cevaplarını bulamayacaksınız ancak en azından bu soruları kendinize bugüne kadar sormadığınızın farkına varacaksınız. Bu bile büyük bir farkındalık. Başarı, kendini tanımaktan başlar. Kendini tanımak yetmez, vizyonunu ve amaçlarını belirlemen, bu amaçları gerçekleştirmek için strateji ve planları oluşturman ve bu planları eyleme geçirip sürekli kontrol edip geliştirmen halinde başarı gelir. Yönlendirici bir vizyona sahip olmayan bir kişi de hayatta işinin lideri olamaz. Amin Malouf der ki “Hayat Başlar ve Biter! Nasıl başlayıp, ne zaman ve nerede sona erdiği değil, ikisi arasına neler sığdırabildiğin önemlidir.” İşte iş görüşmesine giderken, görüşme tekniklerini bilmeden önce “kendini” bilmelisin. Ben bu yazıda size ayna olmaya çalıştım. Bu aynaya baktığınızda karşınızda kendinizi, yani bir cevheri göreceksiniz, işte bu cevheri mücevhere döndürmek için neler yapabilirsiniz onu da bir sonraki yazımda paylaşıyor olacağım.

2016 yılının size parlak bir gelecek getirmesi umuduyla sağlık, mutluluk ve başarı dolu nice yıllar dilerim… Sevgiyle Kalın…

This Post Has 7 Comments
  1. Haklısın kardeşim, çevresel farkındalık ve çevrenin nabzını tutmak. Ayna için teşekkürler.

  2. Kardeşim, çok doğru tespitlerde bulunmuşsun. Biraz zaman yaratıp, güzel bilgi birikimini bir kitap olarak yayınlarsan, muhteşem olur.

  3. Kardeşim! Aklına, diline, emeğine sağlık, her şey insan da başlayıp insan da bitiyor, sen de buna çok güzel vurgu yapmışsın, Eİnstein seçmecelerin de harika bir tad katmış incelemene, tekrar tebrikler!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back To Top